1 Mart 2008 Cumartesi

BUGÜN

hikaye bitecek mi bilmiyorum valla, şu sıralar pek havamda değilim. zaten hikaye, fonunu herbert abinin sunduğu dünyadan alıyordu orjinal bişe değil yani. e orjinalini yaz sende düdük diyebilirsiniz. ona da oynamak istemeyen yeni gelin nazıyla "yerim dar" diyerek cevap veriyorum. herneyse bi vadede tamamlarım bunu ama şimdi böyle cansıkıtısı günlüğü şeklinde yazabilirim bilemiyorum. açıkçası kamuya açık olsada benden başka okuyan olmadığı için harbiden günlük gibi bişe.

neyse, şu anda kedim kızgınlık dönemine girmiş durumda ağzıma sıçtı resmen, gece gündüz pipiuuuv pipiiiiuuuooooooooooovvv diye inletiyo ortalığı kevaşe, hayır kukusunu mühürletecem o olacak. hakkatten zor işmiş ama azgın kediyle aynı evde kalmak. bütün gün miyavlıyor. el arabası gibi göt havada dolanıp duruyor. ve geceleri de SUSMUYOR. saat gecenin üçü veya beşinde domuz gibi durmadan ve susmadan. oooyyyyyy. şimdi çok zeki bazı sazanlar e sende seviştir yavruyu veya aaa kısırlaştırma diye bişe var duymadın mı diyebilir. bu sevgili akıl hocalarıma teşekkür eder ve bir kuku ameliyatının 150 ytl olduğunu hatırlatırım. sevişme meselesine gelince, iranlı güzelimize uygun bir aday biliyorsanız buyrun efendim. şimdi acılarımla baş başa kalmaya gidiyorum...
fonda amalia rodrigues'in fado portugues albümü çalıyor... dinlemenizi öneririm...

Hiç yorum yok: