8 Mart 2008 Cumartesi

bak şimdi....

yalnız ne yoruldum arkadaş yaa. bunu geçelim ama şimdi. bi tişört almam gerekti bu gün. şöyle ki hava bugün açık 20 dereceyi buldu ve ben sabah 7 de evden çıkarken pis pencereden dışarı bakıp "ula hava kesin yağar ha hemi de buz kestirir adamı" deyince olanlar oldu. saat 11 de durum şuydu. bot-boğazlı kazak-iki kişilik kalın mı kalın bir kaban. ve bütün bunların içinde güç bela seçilen ben. etrafta ise kilotla gezenler bile vardı. yani ben görmedim de bi arkadaş söyledi. "kilot gördüm abi" dedi. neyse sonuç olarak sokaklarda acıyarak bakılan evsiz bir deli muamelesi gördüm. neyim varsa mecburen üstümde geziyormuşum gibi bi durum var ha bi de elimde bavuldan bozma bi çanta. oha lan ben bu hallere düşecek adam mıyım deyip kendimi bi dükkana atış attım çıkınca kazak çantanın içinde kaban elimde siyah seksi v yaka bir tişörtün içinde ıslak ıslak bakan ben elimdekileri görmezden gelirseniz iyi durumdayım yani. ıslak olmam ise o ana kadar eşşek gibi terlemem yetmiyormuş gibi üst çıkarma seansıyla olaya boyut katmamdan kaynaklanıyor. şu anda yeni bir tişörtüm ve hava durumlarına dikkate almamı sağlayacak eski bir deneyimim var. görüşürüz efendim.

fonda kudsi ergüner'in les passions d'istanbul albümünden bosphore parçası var. içim titredi yav.

Hiç yorum yok: