10 Nisan 2008 Perşembe

rutin bir prosedür

şimdilik benzersizdi. en azından kısa bir süre bunun keyfini sürebilirdi. önemli hissediyordu kendini. ki öyleydi de. insanlık ikiye ayrılmıştı.
o, ve -şimdilik- geriye kalanlar...
keyifle gülümsedi. etrafına bakıyor güzel güneşli bir havada şehir meydanında öylece ayakta dikilip günün tadını çıkarıyordu. durumun çarpıcılığı ve absürdlüğü onu iyice eğlendirmeye başlamıştı.
insanlar bu garip kıyafetli ve tuhaf görünüşlü adama yavaş yavaş dikkat etmeye başlamıştı. işgüzarın biri şimdiden ileride bir polise onu işaret ederek birşeyler söylemeye çalışıyordu.
eh ne yapalım keyfimiz bu kadar olabiliyormuş dedi kendi kendine..
sonra işini yapmaya koyuldu...
sadece bir kere öksürdü...
sonra yere yığılıp...
öldü...
herbir hücresi yavaş yavaş havada yavaş yavaş dağılırken, çekirdekteki bilinç biliyordu...
insanoğlunun evrim programındaki basit bir evrak hatasından kaynakalanan son 10 bin yıllık süreç böyle telafi edilmek zorunda değildi aslında. ama gelişim bürosu sorumlularının sırf bu yüzden uyarı cezası alacak olmaları bile onun için yeterliydi.
neyse imha süreci başlamıştı zaten.
işini sevmesi ise iyi bir şeydi yoksa bu çığlıklar ve kan yağ et hiç dayanılacak bir şey değildi..
güneş parlamaya devam ediyordu bu arada...

9 Nisan 2008 Çarşamba

ayrılık sevdaya dahil miydi?

aslında ilk anda farkında bile değildi.
kafasını çevirince gördüğü manzaranın bir parçası olmak onu zerre kadar etkilemiyordu.
ilginç ve zevkli bile bulunabilirdi böyle bir durumda olmak. ama sonradan anlatılıp hep birlikte gülünebilecek türde bir durum sayılmazdı. neyse zaten o kadar yaşayamayacaktı. güçlükle sol bacağını üzerinden attı. bir an için bacağının kaç kilo olduğunu merak etti. yavaşça doğrulmaya çalışırken vaktinin giderek azaldığını biliyordu. şoka girmemiş olması büyük şanstı. şimdi gözüne kestirdiği o kırık şişeye ulaşabilirdi.
yerde baygın yatan sevgilisinin boynunu o kadar özenli kesiyorduki sadece bunun için bile takdir edileceğini düşündü. ama heyhat. kırık şişe ile özen pek işe yaramayan bir ikilidir. her yer gene batmıştı.

ağır ağır bilincini yitirip paramparça olmuş bir yüzü öperken şunu düşünüyordu: bir ilişkiyi bitirmek neden bu kadar zordu....

8 Nisan 2008 Salı

olası bir cinayet öncesi notlar...

...ilk bakışta gözbebeğine saplanan toplu iğneler yüzünden sızan ince bir kan izi seçiliyordu. bu komik görüntü karşısında gülmemek için kendini zor tuttu. ne de olsa kibar biriydi ve böyle bir hareket kabalık olurdu. kısa bir bocalamadan sonra en uygun davranışın kendi gözbebeklerine de iğne batırmak olduğuna karar verdi. artık ikisininde gözünden kan sızıyordu. içini bir serinlik ve rahatlama duygusu kapladı ... alışıldık cümlelerle bir giriş yaptı konuya girmeye çalışıyordu ...

ama nasıl anlatılırdı ki böyle birşey
sonunda ne olursa olsun diyerekisteğini söyledi
acaba onu öldürebilir miydi?

yo yo korkmasına gerek yoktu
işinin ehliydi acıyı en üst düzeyde yaşatacağının garantisini verebilirdi
acaba nederdi?
...