caladan'ı hatırladı, doğduğu gezegenin birden bire aklına gelmesine şaşırmadan tadını çıkararak anılarına sarıldı. son defa zayıf olduğunu düşündü. artık insani duyguların sefil acısını ve sevinçlerini yaşamayacaktı. caladan günlerini geride bırakmıştı artık. orada geçen yıllara dair benliğinde kalan herşeyi yavaş yavaş silmişti . caladanlı küçük sevecen serkan g.!!! kendisini böyle hatırlaması bile tiksinti uyandırmaya yetmişti...
onu böyle hatırlayan bir kişi daha vardı... hüseyin e. onun caladan'daki tek dostu, fedaykinlerin komutanı hüseyin e...
geçen standart takvimle 124 yılda, aralarındaki ilişkide bazı değişiklikler olmuştu. bazı küçük(!) çatışmalar... bunların sonuncusunda hüseyin e. hayatta kalmak için mekanik bir beden kullanmak zorunda kalmıştı... şimdi bu soruna da son verme zamanı gelmişti...
çöldeydi android... yanında pegasus diye biriyle... ona doğru yaklaşıyorlardı... farkındalardı, onlar serkan g.ye yaklaşırken, serkan g. de onlara yaklaşıyordu....
düşüncelerinden sıyrıldı... yeni bir çağ açacaktı. son bin yıldır bekleyen o derin karanlığın bedeninde hayat bulmasına az kalmıştı. işgal ettiği gezegenlerin, hayatta kalan insanları onun dönüşümü için hazırlanmıştı... bunun için gereken 1 milyon insan, tek tek korkunç acılar çekerek karanlığın doğumu için feda edilecekti... gereksiz bir ayrıntı... şu ana kadar işgal ettiği gezegenlerde ölenlerin sayısını bile hiç düşünmemişti, belki milyonlar belki milyarlar.... yeni çağın kaderaht'ı sonsuz gibi görünen bir boşluğun üzerindeki hava köprüsünde yürüyordu... her adımında köprünün bir plakası önünde oluşup geçtikten sonra arkasında kayboluyordu. buradan sadece o geçebilirdi, Ix'lılar işlerini biliyor diye düşündü...bir kilometre genişliğinde ki devasa boşluk şatonun içindeydi, yapı insan mantığını zorlayacak bir ihtişam ve büyüklükteydi boşluğun yaklaşık 100 metre üzerinde, 50 metre arayla sıralanan devasa styx taşı blokları süspansörlerin üzerinde havada asılı duruyordu, taşların herbiri 50 ton ağırlığında ve 25 metre uzunluğundaydı. serkan g. yolun sonuna yaklaştığında boşluğa düşen insanları seyretmeye başladı. aslında etkileyici bir manzaraydı. yüzlerce insan taş blokların üzerinden aşağı atılıyordu, çığlıklar, feryatlar birbirine karışmıştı. serkan g. bu durumun oranın saygınlığıyla bağdaşmadığını düşündü, neyseki birazdan bitecekti, boşluğun kilometrelerce dibinde kaynayan yoğun karanlığı hissetti...
karanlık oradaydı... ateş ise kendisi...
sabırla mücadeleyle geçen 100 yıldan sonra...
son insan da boşlukta kaybolduktan sonra....
kendisini boşluğa bıraktı....

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder