8 Kasım 2007 Perşembe

6. BÖLÜM - ALALUYA' NIN HİKAYESİ

bir çoğu ne olduğunun farkına bile varamamıştı, yaşanan ani saldırıda neredeyse hepsi ölmüştü. şimdi sadece hayatta kalanları topluyorlardı. alaluya hayatta kalanlardandı. ve onu öldürmek veya yakalamak isteyenin ödemesi gereken küçük bir bedel olacaktı... çevresine baktığında artık cancri'nin işinin bittiğini anladı. burada kalmasının bir anlamı yoktu, daha da önemlisi yaklaşan sardokarlarla ilgili bir şeyler düşünmeliydi . alaluya 3 sardokar saydı, henüz onun olduğu bölümü yeni taramaya başlamışlardı. hızlı hareket ederse diğerleri gelmeden bu üçünü haklayabileceğini ve gemilerden birine ulaşabileceğini düşündü. duman yüzünden içerisinin çok net göründüğü söylenemezdi, yerdeki katanalardan birini aldı ve sessizce ön kısmı yıkılıp sadece kara bir çelik yığınına dönüşen yan duvarlardan birine doğru koşmaya başladı, duvara 3 metre kala bütün gücüyle sıçradı ve duvardan aldığı güçle kendini sardokarlara doğru savurdu, yere indiğinde iki sardokar ikiye bölünmekle meşguldü. üçüncünün ise ne olup bitdiğini anlaması, yeteri kadar uzun sürmüştü. alaluya sol eline aldığı katanayı zarif bir hareketle kullanarak üçüncü sardokarın kafasını kestiğinde yıkıntılar arasında kaçabileceği bir gedik arıyordu...
diğer sardokarların onun olduğu bölüme girmeye başladığını gördüğünde gemi yerden havalanmıştı bile.
cancri'yi yapanlar alternatif bir yapay gezegen inşa etmişlerdi. burası alaluyanında son iki yılını geçirdiği bir çeşit üstü aslında. ancak üs kavramı burayı tanımlamak için yetersiz bir sözcük kalırdı, cesserit sisteminin en güzel bahçeleri , ormanları, denizleri, hayvanları, yapıları buradaydı. dışarıdan gelen ziyaretçiler buranın gerçekten de turistik bir tatil gezegeni olduğunu sanıyordu.
şimdi gitmişti işte...
alaluya, gemisiyle uzaya doğru hızla tırmanırken arkasında alev alev bir gezegen bırakıyordu...
onunsa aklında tek şey vardı.
pegasus....

Hiç yorum yok: