24 Ağustos 2012 Cuma

yol

korkuyordu. ancak tanımlamaktan bile acizdi. eylem düşmanıydı. anlamlı bir hareketten korkuyordu. yola çıkma düşüncesi içinde sarhoştu ancak yola bakamıyordu bile. tozlu küçük bir zeminde arkasında duvar öylece dikiliyordu. iki yanı alacakaranlık düzgün siyah bir yolun başındaydı. acıkmış, susamış, yorulmuş ve hastaydı. ancak yürüyecek takati kalmıştı. hazır olmaktan bahsediyordu kendi kendine. yola çıkmanın ciddi bir iş olduğunu öyle alelade adımlar atılmaması gerektiğini düşünüyordu. yere oturdu. henüz yol denemeyecek küçük tozlu toprak zeminde bağdaş kurup yolu izlemeye başladı. yürümek ne müthiş olacaktı hatta belki koşardı bile. bir sigara yaktı kesin sessizlik içinde çektiği her nefeste sigaranın yumuşak çıtırtılarını dinliyordu. son nefesi üyük bir iştahla çekip hatırı sayılır bir duman saldı ciğerlerinden havaya. gözünü tekrar yola diktiğinde ışıkta belli belirsiz bir değişim olduğunu farketti biraz daha loş biraz daha kızıldı sanki hava. şaşırarak etrafına baktı ve üflediği duman bulutunun 2 metre önünde dağılmadan yoğun bir küme halinde havada asılı halde kaldığını gördü. meraklı bir ilgiyle dumana bakıyordu şimdi. naısl olup da dağılmadan böyle kaldığını anlamaya çalışıyordu. güçlü nefesle dumana doğru üfledi. ve hiç bir şey olmadı. sinirli ve şakın bir bir şekilde gülümseyerek ayağa kalktı. duman yolun üzerindeydi. ona ulaşmak için yola çıkması gerekiyordu. atacağı adımmın yola çıkmak sayılmayacağına kendisinii ikna ederek ileri doğru bir adım attı.    

Hiç yorum yok: